Yazar arşivleri: karaaslan

Kemik İliği Ödemi Nedir?

Kemik İliği Ödemi NedirKemik iliği içine sıvı birikmesi sonucu ortaya çıkar. Tümör, travma ve kemik zedelenmesi gibi bir çok sebebe bağlı olarak görülen bir rahatsızlıktır. Kan tahlili ile tespit edilir.

Kemik İliği Ödeminin Sebepleri Nelerdir?
1- Kemikte görülen zedelenme ve kırıklar
2- Romatizma hastalıkları
3- Kemik iliğinde oluşan ödemler
4- Eklem ve kemiklerdeki iltihaplanmalar
5- Gut hastalığı
6- Lokal cerrahi girişimler
7- Radyoterapi almak
8- İlaçların yan etkisi
9- Tümörler

Kemik İliği Ödemi Nasıl Teşhis Edilir?
Kemik iliği ödemi ağrılı ve ağrısız olmak üzere iki şekilde de görülebilir. Hafif ve tekrarlanan ağrılar kemik iliği ödeminin habercisidir. Ödemin oluştuğu yer MR çekilerek anlaşılır. Fiziksel muayene ile tespit etmek yeterli olmayabilir.

Kemik İliği Ödemi Tedavisi Nasıl Yapılır?
Ödeme neden olan durum tespit edilerek tedaviye başlanır. Darbe sonucu oluşan ödemler hastanın iyi dinlenip steroid enjeksiyonla tedavi edilir. Kırık sonucu oluşan ödemlerde cerrahi operasyonlar gerekir.

Sağlıklı Uyku Pozisyonu Nasıl Olur?

Sağlıklı ve Dengeli BeslenmekUyku pozisyonunuz ile sağlığınız arasında ciddi bir bağ vardır. Uyku esnasında bizim farkında olmadığımız ve uykumuzu pozitif yönde etkileyen pozisyonlar vardır. Uyku pozisyonuna göre sağlık analizi yapılabilir.

Yüzünüzü yastığa koyma şekliniz ciltte oluşan kırışıklıklardan, kalp ve mide rahatsızlıklarına kadar bir çok yönden sizi etkilediğini biliyor muydunuz? Bir çok ağrı ve sızılarınızın uyku pozisyonu ile alakalı olduğunu anlayacaksınız. Sağlıklı uyku pozisyonu bir çok sağlık sorunlarınızı ortadan kaldıracak.

Sağlıklı uyku pozisyonları şunlardır:
1- Sırt üstü yatma: sırt üstü yatmak bel, boyun ağrılarını ortadan kaldırır. Reflü ve asitleri azaltır. Göğüslerinizin zarar görmesini engeller. Tek kötü tarafı horlamanıza neden olabilir. Sırt üstü yatarken başınız yüksekte mide ve yemek borusu aşağıda kalır. Böylece asit ve gıdalar geri gelmez. Sırt üstü yatarak kırışıklıkları da önlemiş olursunuz. Yüzünüze herhangi bir baskı uygulanmamış olur. Göğüsler ağırlığınızı dengeleyerek sarkmalar önlenir.
2- Yüz üstü yatma: Horlamanız sona erer. Kötü tarafı ise boyun ve bel ağrılarına neden olur. Kırışıklık ve sarkmaları hızlandırır. Omurganın doğal duruşunu zora sokar. Eklem ve kaslara baskı uygular. Bu da sinirlerin hasar görmesine neden olur.
3- Yan yatma: boyun ve sırt ağrılarına engel olur ve asit Reflü azalmaya başlar. Horlamayı minimum düzeye indirir. Hamilelikte rahat uyku çekmenizi sağlar. Cilt kırışıklıklarına yol açabilir.

Safra Kesesi İltihabı ve Tedavisi

Adet-Sancısına-İyi-Gelecek-Doğal-ÇaylarSafra kesesi iltihabına safra taşları neden olur. Tıp dilinde kolesistit olarak adlandırılır. İki çeşit iltihaplanma görülür.
1- Müzmin safra kesesi iltihabı:
Bu iltihapta safra kesesi iyice büzülür gereği gibi iş yapamaz. Hastada ciddi gaz sorunları ve gerginlik durumu oluşur. Sağ taraftan başlayan kaburgaların altına kadar geçici bir ağrı ve sancı yayılır. Tıp dilinde kronik kolestit olarak adlandırılan bu durum 40 yaşını geçmemiş şişman kadınlarda daha sık görülür.
2-Akut Safra Kesesi İltihabı: Safra yollarına yerleşmiş taşın neden olduğu iltihaplardır. Tıp dilinde akut kolestit olarak adlandırılan bu iltihaplanmada hasta karnın üstünden gelen ani ve şiddetli ağrı ile sarsılır. Sırttan sağ omuz ucuna uzanan şiddetli ağrılar görülür. Ateşlenme kusma ve bulantılar çok sık görülür. Ameliyatla tedavi edilen bu rahatsızlıkta kişi vakit kaybetmeden doktora başvurması gerekir.

Dört bardak suya 2 tutam maydanoz atılır. 5 dakika karışım kaynatılıp süzülmesi beklenir. Bu karışım günde 2 kere 1 çay bardağı şeklinde içilmesi tavsiye edilir.

Nefes Darlığı ve Tedavisi

Tıp dilinde dispne olarak adlandırılan nefes darlığı önemli bir çok hastalığın habercisi olabilir. Spordan sonra, koşulardan sonra, yorucu bir iş yaptıktan sonra yaşanan nefes darlığı normal bir durum olarak karşılanmalıdır. Ortada herhangi bir neden yokken yaşanan nefes darlığında kişi mutlaka uzman bir doktora görünmesi gerekir.

Nefes darlığı kansızlık başta olmak üzere, kalp hastalıkları, mide hastalıkları, bronşit, tiroid bezinin büyümesi, akciğer rahatsızlıkları, zatürree, astım, zehirlenme, şişmanlık gibi bir çok hastalığın habercisi olabilir.

Nefes darlığı çekenler kesinlikle sigaradan uzak durmalıdır. Sigara nefes borusunu tıkayarak kişinin nefes almasını zorlaştırır. Ağır yemek türlerinden uzak durmalı hafif gıdalar ile beslenmelidir.

Nefes darlığı için dört bardak su içine yarım kilo temizlenmiş ıspanak konur. Ispanak iyice haşlanır. Haşlanan karışım süzüldükten sonra ıspanağın tamamı yenir. Bu yöntem dışında nefes açmak için denenmiş zararsız yöntem ve teknikler deneyebilirsiniz. Nefes darlığı konusunda mutlaka uzman doktordan destek alınmalı nefes açan ilaçlarla takviye yapılmalıdır.

Meme İltihabı ve Tedavisi

Meme İltihabı ve TedavisiDoğum sonrası süt bezlerinin iltihaplanması ile memelerde ateş ve ağrı durumları hissedilir. Bu durum özellikle bebek emzirirken annelere büyük acı ve ızdırap vermeye başlar. Acıdan kurtulmak isteyen anneler bebeklerini emzirmeyi bırakırlar. Bu durumda kişi mutlaka uzman bir doktordan destek almalıdır. Acıdan kurtulmak için bebek emzirirken bebeğin burnunu rahat nefes alacak pozisyona getirmelisiniz. Emzirme süreniz 15 dakikayı geçmemelidir.

Memede biriken fazla süt lastik emicilerle boşaltılmalıdır. Boşaltılmayan süt anneye ağrı ve acı verecektir. Bebeği emzirmeden önce annenin ellerini yıkayıp elleri ile meme ucunu tutması gerekir. Memelerin üstü temiz gaz bezi ile örtülmelidir. Bebek emzirme işleminden sonra memeler alkollü suya bandırılmış pamukla iyice temizlenmelidir. Memelerin üzerine kesinlikle pudra dökülmemelidir. Bu durum bebek sağlığı açısından sakıncalı durumlar doğurabilir.

Meme iltihabı için şu tedavi yöntemini kullanabilirsiniz. 4 bardak su içine 10 çorba kaşığı maydanoz tohumu koyup 15 dakika kaynatın. Kaynayan karışımı süzüp günde 1 kere memelere pansuman yapılması tavsiye edilir.

Kısırlık ve Tedavisi

Erkek ve kadının döl verememesi durumu halk arasında kısırlık olarak adlandırılır. Tıp dilinde sterilite olarak adlandırılır. Kısırlığın nedenini bulmak için hem erkeğin hem de kadının ayrı ayrı analiz edilmesi gerekir.

Erkeklerde kısırlık durumu: Normal ilişkiye giremeyen, menisi olmayan erkeklere kısır denir. İktidarsızlık, erkek organında görülen şekil bozuklukları, gereği gibi tedavi edilmemiş bel soğukluğu, yumurtaların yerlerine inmemiş olması, başlıca nedenleridir.

Kadınlarda kısırlık durumu: Cinsel ilişkiye girememe, hamile kalamama, fallop borularının tıkalı olması, döl yatağında görülen rahatsızlıklar, hormon salgılarının yetersiz olması, şeker hastalığı,tiroit bozuklukları başlıca nedenleridir.

Çocuk sahibi olamayan eşler tepeden tırnağa muayene olmalıdır. Kısırlığa neden olan etmen tespit edilip tedavi süreci başlamalıdır. Kısırlığı engelleyen doğurganlığı arttıran ilaç ve tedavi doktor kontrolünde yapılmalıdır. 4 bardak suya 3 tutam ısırgan otunun konulup 10 dakika kaynatılıp günde 3 kere 1 çay bardağı içilmesi kısırlığa iyi geldiği söylenmektedir. Kısırlık için sağda solda söylenen asılsız bilgilere itimat edilmemeli bu konuda uzmandan destek alınmalıdır.

Kaval Kemiği Ağrısı Nedir?

Kaval Kemiği Ağrısı Nedir?Aşırı spor yapmaya bağlı olarak kaval kemiklerinde ağrılar oluşur. Kemik yorgunluğu etkisi ve stres kaynaklı nedenlerle kaval kemiğinde şiddetli ağrılar yaşanır. Gerekli önlemler alınarak kaval kemiği ağrısından kurtulabilirsiniz.

Kaval Kemiği Ağrısının Nedenleri Nelerdir?
1- Vücudun ağırlığını kaldıran alt bacağın zorlanması
2- Sert ve eğimli zeminde koşmak
3- Spor yaparken ayakkabı giymemek
4- Aşırı kilolu olmak
5- Bileklerdeki aşırı zayıflılık durumu
6- Baldır kaslarındaki gerginlik

Kaval Kemiği Ağrısının Tedavisi Nasıl Yapılır?
Uyanık pozisyonda kaval kemiği üzerinde 3-4 saat aralıklarla 20 dakika boyunca buz tedavisi yapılır. İltihap giderici ilaçlar kullanmakta sakınca yoktur. Ayakkabı seçerken dikkat etmeli ortopedik ayak sağlığına uygun ayakkabı seçmelisiniz. Otururken yada yatarken bacakların altına destek koymalısınız. Destek koyarak kan dolaşımını hızlandırıp kan birikmesini engellemiş olursunuz.

Kalp Romatizması Nedir?

Kalp Romatizması Nedir Üst solunum yollarında oluşan hastalıklar eklemlerde iltihaplanmaya neden olur. İltihaplı kan kalbe ulaştığında kalp kapakçıklarını daraltır. Bu duruma halk arasında kalp romatizması denir. Tedavi edilmeyen mikrop kalp kapakçıklarına yerleşir. Bu durumdan en çok mitral kapaklar etkilenir. Bu etkilenme kalp kapakçıklarının büzülmesine neden olur. Hastalık erkeklere nazaran kadınlarda daha çok görülür. Hastalık 5-15 yaş aralığındaki çocuklarda daha çok görülür.

Kalp Romatizması Belirtileri Nelerdir?
1- Nefes alıp vermede güçlük çekmek
2- Boğazda görülen kuru öksürük
3- Ciltte görülen morarmalar
4- El ve ayakta görülen üşümeler
5- Yorgunluk
6- Bulantı ve baş dönmeleri
7- Tansiyonda görülen dengesizlik
8- Kalp ritminin bozulması

Kalp Romatizmasının Teşhisi ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Hastalık teşhis edilmek için kişiden boğaz kültürü alınır. Kan sayımına bakılıp kişinin EKG yapması istenir. Testlere ek olarak ASO testi yapılır. Hastalığın tedavisinde erken teşhis önemlidir. Kişi iyi dinlenmeli ve enfeksiyona karşı dikkatli olmalıdır.

Hamilelik Haftası Nasıl Hesaplanır?

Hamilelik Haftası Nasıl HesaplanırHamile kalan anneleri büyük bir heyecan kaplar. Bebeğini avucuna almanın hayali ile hemen takvimi eline alıp bebeğin doğuş zamanını kestirmeye çalışır. Bebeğin doğacağı tarihi hesaplamaya hamilelik haftası hesaplama denir. Bu tarihi hesaplamak için bir çok yol vardır. Bu yolların bir çoğu sizi yanlış tarihe götürebilir.

Doğru hamilelik hesaplanırken hesaplamaya döllenme günü değil son adet tarihi baz alınmalıdır. Gebelik son adet tarihinden 15 gün sonrayı işaret eder. Hamilelik tarihi hesaplanırken şu yollar kullanılır:

Negele Yöntemi ile Hamilelik Tarihi Hesaplama
Bu yöntemde tarih olarak son regl tarihinin ilk günü baz alınarak hesaplanır. Bugüne 7 gün ilave edilerek 3 ay geri doğru sayılır. Annenin düzenli adet görmemesi, anne adayının yumurtlama tarihinde değişiklikler yaşaması hamilelik hesaplamalarında size doğru tarihi vermeyebilir. Bu durumda ilk 3 ay içinde yapılan ultrason teknikleri baz alınması gerekir.

Hamilelik süresi 40 hafta üzerinden hesaplanır. Bunun temel nedeni 1 ayın tam 4 hafta olmamasından kaynaklanır. Doktorlar hafta hesabı üzerinden konuşmalarının sebebi hamilelik dönemindeki durumların haftalar üzerinden hesaplanmasıdır.

Hamilelik süresi hesaplanırken her şey normal durumlar için geçerlidir. Bu anlamda bazı çocukların 7. ayda da doğdukları düşünüldüğünde bu hesaplamalar bize kesin sonuçlar vermez. Kesin sonuçları doktor kontrolünde öğrenebilirsiniz. Bebeğin kalp atışlarını izlerken doktorlar size bebeğinizin kaç haftalık olduğunu net olarak söyleyebilirler.

Emziren Anneler Nasıl Beslenmeli

Emziren Anneler Nasıl BeslenmeliEmziren anneye özel bir beslenme programı uygulanmasına gerek yoktur. Dengeli ve düzenli beslenmesi yeterlidir. Emziren anneler beslenirken biraz daha dikkatli olması gerekir. Emziren anneler beslenme konusunda şu konulara dikkat etmesi uzman doktorlar tarafından tavsiye edilmektedir.
1- Emziren anneler bol sebze ve meyve tüketmelidir.
2- Ekmek pirinç nişasta gibi gıdaları emziren anneler bol tüketmelidir.
3- Protein bakımından zengin yumurta, bakliyat ve yağsız et tüketmelidir.
4- Yoğurt ve süt emziren annelerin ihmal etmeyeceği besin guruplarıdır.
5- Emziren anneler mutlaka D vitamini ve kalsiyum desteği almalıdır.
6- Emziren anneler ihtiyaçtan fazla su tüketmelidir. Emzirme döneminde çok sıvı kaybeden annenin kaybettiği su miktarını bol su tüketerek tamamlayabilir.
7- Emziren anneler sigaradan mutlaka uzak durmalıdır. Kafein kullanımını sınırlamalıdır. Alkolden uzak durmalıdır.
8- Emziren anneler papatya çayı, rezende çayı gibi bitkisel çayları içmesinde sakınca yoktur. Diğer bitkisel çaylar için mutlaka uzman doktora danışmak gerekir.

Emziren anneler beslenmelerine çok dikkat etmelidir. Günde en az 3 öğün yemek yemelidir. Kahvaltılarını mutlaka yapmalıdır. Asitli, baharatlı, soslu yemeklerden ve içeceklerden uzak durmalıdır. Emzirme döneminde diyet yapmak, vücut kilo kontrolü yapmak doğru değildir. Ara öğünlerde hafif gıdalar ile atıştırmalar yapmalıdır. Canının çektiği her şeyi yemeleri doğru değildir. Yenilen besinler direk süte karıştığı için doktor tavsiyesine göre beslenmek gerekir.